20. YÜZYIL BAŞINDA KIRSAL MODERNLEŞMENİN MEKANSAL ÇÖZÜMLERİ


ÖRMECİOĞLU H. T., UÇAR A.

ATLAS INTERNATIONAL CONGRESS ON SOCIAL SCIENCES 4., Ankara, Türkiye, 18 - 20 Ekim 2019, ss.70-75

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.70-75
  • Akdeniz Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

20. yüzyılın başı dünyada endüstri devrimi ile birlikte modernleşme ve kentleşme kavramlarının da yayılmaya başladığı önemli bir dönemdir. Bu dönemde mevcut şehirler büyümüş, genellikle maden, fabrika vb endüstriyel tesislerin etrafında ise yeni şehirler kurulmuştur. Hızla sayıları artan yeni işçi sınıfın şehir merkezlerinde kötü koşullar altında yaşamaktaydı. Bu durum gerek devletleri gerekse işverenleri yeni arayışlara itmiştir. Büyük şehirlerin banliyölerine, kendi parsellerinde tarımsal faaliyetler yapmalarına olanak sağlayan iki kattan oluşan planlı alanların yapıldığı gözlenir. Özellikle büyük ekonomik buhran sonucu oluşan işsizlik ve bu işsizliği gidermek için tekrar kırsal alana yönelinir. Kırsal alanda yeni yapılanmaya gereksinim çıkar. Kırsalın modernizasyonu amacıyla köye yönelik tarımsal politikalar, tarımsal üretimi ve kırsal yaşamı modernleştirmeye yönelik yeni mekansal öneriler ortaya çıkmıştır. Meksika’dan, Almanya’ya, Rusya’dan İsrail’e çok sayıda ülkede bir çok denemeyle örneklendirilen bu projelerin bazıları uygulanma fırsatı bulamamış ütopik kırsal planlar iken, bazıları uygulanmış, hatta bugün bile devam eden yerleşimlere dönüşmüştür. Bu süreçte Türkiye’de de mübadele nedeniyle hızlıca uygulanmış numune köy adlı iç kolonizasyon çalışmalarının yanısıra, Kazım Dirik’in “İdeal Cumhuriyet Köyü”, Abdullah Kozanoğlu’nun “Benim görüşümle köy” gibi ütopik bir köy projeleri de üretilmiştir.Bu çalışmanın amacı dünyadaki benzerleri ile Türkiye’de üretilen bu projeleri karşılaştırmak ve böylece Türkiye’deki çalışmaların çağdaşları arasında yerini anlamaktır.

The beginning of the 20th century is an important period in which the concepts of modernization and urbanization began to spreadin the world along with the industrial revolution. In this period, the existing cities have grown and generally new ones have been established around industrial facilities such as mines, factories etc. The rapidly growing number of new working class people lived in poor urban conditions. This situation led both states and employers to new searches. In the suburbs of the big cities, it is observed that there are planned areas consisting of two floors which allow them to carry out agricultural activities on their parcels. Unemployment, especially as a result of the great economic depression, is directed to rural areas in order to overcome this unemployment. A new restructuring is needed in rural areas. Where new rural policies and new spatial proposals emerged for modernization of agricultural production and rural life.Some of these projects -exemplified by many trials in many countries from Mexico, Germany, Russia to Israel-were rural utopias which have not had the opportunity to be implemented, while some have been implemented and have even been transformed into ongoing settlements. Meanwhile in Turkey, in addition to internal colonization studies which had implemented urgently because of population exchange with Greece, some utopian village projects were produced such as Kazim Dirik’ the "Ideal Republic village" and Abdullah Kozanoğlu’s "In my opinion, my village,"

The aim of this study to compare the Turkish projects with the projects produced in the world and hence tounderstand their place among the contemporaries in the world