Direk rezin kompozit veneerler ile peg lateral şeklindeki lateral kesici dişlerin tedavisi İki Olgu Sunumu İki Yıllık Klinik Takip


Çetin Tuncer N., Barutçugil Ç.

Akdeniz Dental Journal, cilt.1, sa.1, ss.30-36, 2022 (Hakemli Dergi)

  • Yayın Türü: Makale / Vaka Takdimi
  • Cilt numarası: 1 Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2022
  • Dergi Adı: Akdeniz Dental Journal
  • Sayfa Sayıları: ss.30-36
  • Akdeniz Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Bu klinik raporun amacı, estetiği geliştirmek için peg şeklindeki lateral kesici dişlerin ve diastemaların tedavisinde direkt rezin bazlı kompozit veneerlerin iki farklı uygulamasının iki yıllık takiplerini sunmaktır.
Olgu Sunumu: Olgu 1: 32 yaşında kadın hasta, gülümsemesinin görünümünden şikayet ederek kliniğimize başvurdu. Klinik muayenede maksiller laretal kesici dişlerin peg lateral şeklinde olduğu ve rotasyon varlığı ile beraber hem maksiller hem de mandibular anterior dişlerde diastema varlığı tespit edildi. Peg lateral ve rotasyonlar ile diastemaların öncelikli olarak ortodonti tedavisi gerektirdiği, sonrasında ise indirekt porselen veneer veya direkt rezin kompozit veneer tedavisinin hastaya en uygun konservatif seçenek olduğu anlatıldı, ancak hasta ortodontik tedavi sürecini uzun bulduğu ve daha acil bir tedavi istediği için sadece direkt rezin kompozit veneer tedavisi planlandı.Tek seansta peg lateral dişler direkt rezin kompozit veneerle restore edildi.
Olgu 2: 15 yaşında kadın hasta, ortodontik tedavi bitimi sonrası maksiller lateral dişlerindeki mikrodonti ve diastema şikayetiyle kliniğimize başvurdu. Klinik muayenede maksiller laretal kesici dişlerin peg lateral şeklinde olması nedeniyle ortodontik tedavinin diastemalı olarak bitirildiği ve santral kesici dişlerin mesiallerindeki eski restoyanların renklendiği tespit edildi. Hastanın yaşının genç olması nedeniyle eski restorasyonların değiştirilmesi ve diastemaların kapatılması için direkt rezin kompozit veneer tedavisinin hastaya en uygun konservatif seçenek olduğu anlatıldı. Tedavi planının hasta ve evebeyni tarafından onaylanmasının ardından onam alınarak tek seansta peg lateral dişler ve diastemalr direkt rezin kompozit veneerle restore edildi.
Her iki vakada iki yıllık takip randevusunda restorasyonda hiçbir kırılma, marjinal renk değişikliği veya sekonder çürük görülmedi. Hastalar rezin kompozit veneerlerden hem estetik hem de fonksiyonel açıdan oldukça memnun kaldı.
Sonuç: Direkt rezin kompozit veneer tedavi prosedürürü, anterior dişlerin estetiğini geri kazandırmak için uygun maliyetli bir tedavi alternatifi olmasının yanında, daha invaziv restorasyonlar düşünülmeden önce özellikle büyüme gelişimi devam eden ve ileri yaştaki ortodontik tedaviyi tolere edemeyen hastalarda ilk düşünülmesi gereken konservatif bir yaklaşımdır.

Amaç: Bu klinik raporun amacı, estetiği geliştirmek için peg şeklindeki lateral kesici dişlerin ve diastemaların tedavisinde direkt rezin bazlı kompozit veneerlerin iki farklı uygulamasının iki yıllık takiplerini sunmaktır.
Olgu Sunumu: Olgu 1: 32 yaşında kadın hasta, gülümsemesinin görünümünden şikayet ederek kliniğimize başvurdu. Klinik muayenede maksiller laretal kesici dişlerin peg lateral şeklinde olduğu ve rotasyon varlığı ile beraber hem maksiller hem de mandibular anterior dişlerde diastema varlığı tespit edildi. Peg lateral ve rotasyonlar ile diastemaların öncelikli olarak ortodonti tedavisi gerektirdiği, sonrasında ise indirekt porselen veneer veya direkt rezin kompozit veneer tedavisinin hastaya en uygun konservatif seçenek olduğu anlatıldı, ancak hasta ortodontik tedavi sürecini uzun bulduğu ve daha acil bir tedavi istediği için sadece direkt rezin kompozit veneer tedavisi planlandı.Tek seansta peg lateral dişler direkt rezin kompozit veneerle restore edildi.
Olgu 2: 15 yaşında kadın hasta, ortodontik tedavi bitimi sonrası maksiller lateral dişlerindeki mikrodonti ve diastema şikayetiyle kliniğimize başvurdu. Klinik muayenede maksiller laretal kesici dişlerin peg lateral şeklinde olması nedeniyle ortodontik tedavinin diastemalı olarak bitirildiği ve santral kesici dişlerin mesiallerindeki eski restoyanların renklendiği tespit edildi. Hastanın yaşının genç olması nedeniyle eski restorasyonların değiştirilmesi ve diastemaların kapatılması için direkt rezin kompozit veneer tedavisinin hastaya en uygun konservatif seçenek olduğu anlatıldı. Tedavi planının hasta ve evebeyni tarafından onaylanmasının ardından onam alınarak tek seansta peg lateral dişler ve diastemalr direkt rezin kompozit veneerle restore edildi.
Her iki vakada iki yıllık takip randevusunda restorasyonda hiçbir kırılma, marjinal renk değişikliği veya sekonder çürük görülmedi. Hastalar rezin kompozit veneerlerden hem estetik hem de fonksiyonel açıdan oldukça memnun kaldı.
Sonuç: Direkt rezin kompozit veneer tedavi prosedürürü, anterior dişlerin estetiğini geri kazandırmak için uygun maliyetli bir tedavi alternatifi olmasının yanında, daha invaziv restorasyonlar düşünülmeden önce özellikle büyüme gelişimi devam eden ve ileri yaştaki ortodontik tedaviyi tolere edemeyen hastalarda ilk düşünülmesi gereken konservatif bir yaklaşımdır.